Fotoğraflarında daha çok Kürdistan’daki doğal yaşam ve insan yaşamından kareler yansıtan Şahin Aydın ‘İnsan ve Tabiat Manzaraları’ adlı 77. fotoğraf sergisini Almanya’nın Bottrop kentinde geçen ay sergiledi. Şahin Aydın, 1968’de Malatya (Meleti) ilinin, Akçadağ (Arxa) kazasının, KÜRECİK bucağının, Şemşik (Şamışkan) köyünde dünyaya geldi. 1974 yılından beri Almanya’da yaşayan Aydın, 1981 yılında beri fotoğrafçılıkla uğraşıyor.r. Aydın, Şimdiye kadar yurtiçi ve yurtdışında çeşitli fotoğraf sergileri açtı. Bottrop Sanatçılar Derneği’nin başkanlığını da yapan Kürt fotoğraf sanatçısı Şahin Aydın ile fotoğraf sanatı üzerine konuştuk.
Fotoğrafla nasıl tanıştınız?
Eskiden köye gezici fotoğrafçılar gelirdi. Bizim bucağımız olan Kürecik’ten Foto Şükrü de gezici fotoğrafçılardan biriydi. Sık sık bizim köye fotoğraf çekmeye gelirdi. Foto Şükrü köyden gittikten sonra da köyün çocuklarını etrafıma toplar, fotoğrafçılık oynardım. Fotoğrafa olan ilgim ve merakım çocukluğumun o dönemlerine kadar gider. Tabii o zamanlar bu merakımı giderecek herhangi bir imkana sahip değildim ama fotoğrafçılık hevesim hiç kaybolmamıştı.
Bu konuda eğitim aldınız mı?
Türkiye’den Almanya’ya geldikten sonra üç yıl kadar uyum ve dil sorunlarımı giderdim. Hayatımı bir düzene oturttuktan sonra yaptığım ilk iş bir fotoğrafçılık kursuna gitmek oldu. 1981 yılında VSH (Volkshochschule-Gronau/Wesft) kurumundan altı ay fotoğrafçılık kursu aldım ve böylece fotoğraf çekmenin kurallarını öğrendim ve durmadan fotoğraf çektim. Çeşitli fotoğraf projelerine katıldım. Pek çok fotoğrafçıyla tanışıp fikir alışverişi yaptım. Almanya’da bulunan Alman Arbeiterfotografi (İşçi Fotoğrafçılığı) adında bir devrimci derneğe üye oldum. Çeşitli fotoğraf yarışmalarına katıldım ve birçok ödül aldım.
Fotoğraf sizin için neyi ifade ediyor?
Her fotoğraf karesinin bir elçilik görevini yerine getirdiğini düşünüyorum. Fotoğraf bazen binlerce kelimeyi bir karede söyleme sanatı, bazen de kelimelerle söylenemeyeni söyleme aracıdır. Bu anlamda fotoğrafçılığın çok etkili bir sanat olduğunu düşünüyorum. Benim için fotoğraf dilsizleri dile getiren bir araçtır.
Fotoğraf çekerken bir hedefiniz var mıydı ve ulaştınız mı?
Fotoğraf çekerken amacım; ezilen, kabul edilmeyen yaşamların dili olmaktır. Bu insanların yaşantılarına tanıklık etmektir. Bunu sözlerle değil de karelerle yapmaktır. Bu amaçla fotoğraf çekiyorum, çekmeye de devam edeceğim. Bu anlamda daha işin başında olduğumu düşünüyorum. Fotoğraf çeken insanın hedefi, başkalarının göremediğini görebilmek ve onu ölümsüzleştirmektir. Çektiklerini de sergileyerek insanlara ulaştırmaktır.
Dijital fotoğraf makinalarının yaygınlaşması günümüzde ne gibi avantaj ve dezavantajlar oluşturuyor?
Dijital makinalarının yaygınlaşması fotoğrafçılık dünyasında devrim yarattı. Tabii bu durumun avantajlarının yanında dezavantajları da var. Basın fotoğrafçılığı için çok büyük kolaylıklar sağladı. Hızı, ucuzluğu, kolaylığı avantaj; sanatsal yönü tartışılır.
Fotoğraflarınız genelde Kürdistan’da doğal yaşam üzerine. Kürdistan’da yaşanan bir savaş ve bu savaşın getirdiği acılar var. Bunları yansıtmayı hiç düşünmediniz mi?
Elbette düşünüyorum ama fotoğrafçılık zaman ve imkan meselesidir. Bunları birarada görmek her zaman mümkün olmamaktadır.
İnsan bazen pek çok şeyi hayal edebilir fakat bunları yaşama geçirmek başlı başına bir sorundur. Ben Türkiye’de çok fazla bulunamıyorum. Bulunduğum zamanlarda da daha çok kendi bölgemdeki insanların doğal yaşantılarını çekiyorum. Eğer imkanım olursa elbette o konulara da eğilmeyi düşünürüm.
Newroz’da Türk polisinin kolunu kırdığı çocuğun fotoğrafı size ne anlatıyor?
Vahşeti anımsatıyor. O kare’de olanları bir insan hakları ihlali ve ayıbı olarak görüyorum.
Halil Uysal’ın objektifi, fotoğrafları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Halil Uysal makinesine hakim ve sanatını mükemmel icraa eden bir sanaçtıydı. Ama çok genç yaşta aramızdan ayrıldı. Şehit düştü. Kürt halkına ve sanatına daha çok şey kazandırabilirdi.
İnternet ortamındaki fotoğraf paylaşımı hakkındaki düşünceleriniz nedir?
İnternet eğer doğru yerde ve doğru zamanda kullanılırsa mükemmel bir olaydır. Fotoğrafların dolaşımı da elbette çok güzel bir olay. Dünyanın diğer ucundaki sanatçının, fotoğrafçının eserlerini görme şansını yakalamak mükemmel bir duygudur bence.
Günümüzde yükselişi yadırganamaz olan PC tekniklerini kullanıyor musunuz?
Fotoğraf sanatının Kürt halkı arasında hala yerini bulamadığını düşünüyorum. Ben ilk sergimi ‘90’lı yılların başında açtığımda bizim insanlarımıza çok komik gelmişti. Günümüzde durum biraz değişti. Artık yadırganmadığı gibi takdir de topluyor. PC tekniklerinin fotoğrafta kullanılmasına çok da kötü bakmıyorum. Ben de Photoshop programıyla çalışıyorum. 14 yıldır PC üzerinde çalışıyorum. İki yıl Mediegestalter (medya dizaynı) üzerine eğitim aldım. PC teknikleri bazen hayat kurtarıyor.
Fotoğrafa destek veren dernek, yarışma, internet ve bunun gibi faaliyetleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeterli mi? Kürt sanatçıları ve dernekleri arasında bu alanda kopukluk var. Bütün sanat dallarının hem kendi dernekleri hem de hepsini barındıran, destekleyen bir sanat derneği çatısının altında çalışmalarını yürütmesi verimlilik ve süreklilik açısından çok önemlidir. Kürt fotoğrafçıların örgütlenmesi lazım. Bireysel çabalar çoğu zaman netice vermekten uzak kalıyor. Ben oturduğum Bottrop şehrinde Kunstkreis Bottrop e. V.’nin (Bottrop Sanatçılar Derneği) başkanlığını yürütmekteyim. Derneğimiz sanatı ve sanatçıyı seven, destekleyen herkese açıktır.
Fotoğrafa yeni başlayanlara ve ileri seviyelere taşımak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Fotoğrafa yeni başlayan kişilere öncelikle dijital olmayan makineyle çekim yapmalarını öneririm. Manuel makinelerle hem fotoğraf çekim tekniklerini öğrenebilirler, hem de hatalarını görme şansı elde edebilirler. Fotoğraf çekmenin tadını ve güzelliğini manuel makinelerde yaşayacaklarını düşünüyorum. Daha sonra zaten dijital makinelerle çekim yapacaklardır.
Gelecekle ilgili plan ve hedefleriniz nelerdir?
Yakında iki tane kitap çıkarma hedefim var; biri fotoğraf albümü, ikincisi köyüm ve ilçemiz hakkında çoktandır yürüttüğüm bir deneme, inceleme ve araştırma kitabı. Bu projeleri bu yıl içinde hayata geçirmeyi planlıyorum.
“Fotoğraf bazen binlerce kelimeyi bir karede söyleme sanatı bazen de kelimelerle söylenemeyeni söyleme aracıdır....
Benim için fotoğraf dilsizleri dile getiren bir araçtır.”








