BEYDAĞI´NA KÜSEN BULUT
Cuma, 05 Haziran 2009 18:29
OmerPolat
 BEYDAĞI´NA KÜSEN BULUT... soğuktu... ateşin ve güneşin inadına doğuyordu..yetmişdokuz senesinin birinci ayının birinci gününde malatyanın kürecik beldesine bağlı çoban köyünde..anasının asıl sancısı doğumdan değildi elbet evladını yiğidine gösterememenin sancısıydı bu...anasınının eteklerinden kopup beydağının eteklerine vuracaktı kendini bir zaman sonra..mahçup bakışlı kış güneşine inat güleç yüzlü beydağına küsen bulut nihayet dünyadaydı işte..o özeldi diğerleri gibi değildi kuşkusuz kim diğerleri gibi olurduki çocukluğunda herkes gibi oda anasının bir tanesi kara kaşlı kara gözlü efkar bakışlı bulut..artık yeryüzünün sonsuz nimetlerinden tadabilecekti.. sevgiden aşktan kederden ve daha beterinden.. böylece başladı macerası beydağına küsen bulutun.. .. herşey anlatılır..herşey yaşanır lakin..ilk sevda ne anlatılır nede anlaşılır..güzeller güzeli, elma gözlü, nur bakışlı yalınayaklı sevdalısı gülayı gördüğünde en büyük depremini yaşadı..bu öyle bir depremdi ki göçük altında kalacaktı neredeyse..nefesi tutuldu benzi attı..güçlükle bir kaç adım attı..işte şimdi alabiliyordu bahar tadındaki o kokuyu..sarhoştu artık..bu kadar yaklaşabilmişti..ilk sevdasına..günler geçmek bilmedi..geceler dahada uzuyordu artık..minik kalbi kaldıramıyordu bu depremi..aralıklı sancılar beynini kemiriyordu beydağlının.. ... böyle zamanlarda ölmek lazım diye düşündü..gülayın gözleri ayışığı olup cama vuruyordu geceleri..ve içinde biriken deryalar taşıp bendini yardı..seviyorum seni diyebildi güçlükle..oh be..kurtulmuştu artık..sonra devam etti..arkadaş olalım seninle diye..ne olursak olalım..ama birşeyler olalım..olacak şeymi..bu kadar zormuydu konuşmak..oysa sevdiceği insanlarla arkadaşları ile konuşuyordu ve kimsede kızarmadan rahatça konuşabiliyordu...bu kadar zormuydu bu iki cümle..bekliyordu..o sihirli sözleri bekliyordu..oracıkta ölebilirdi..bende seni seviyorum orhanım dendiğinde..canını avuçlarına bırakabilirdi..gözleri yalvarırcasına elleri titreyerek içindeki fırtına bu sessizlikten güç alıp dahada zorluyordu bedenini..gökyüzündeki bulutlar durdu...güneş terini silip kısık gözlerle izledi..rüzgar esmeyi bırakıp topladı eteklerini..beydağı başını eğip kulak kabarttı.. yeryüzündeki herşey ve herkes..beydağlı için dua ediyordu artık..haydi gülay..güneşin ve yıldızların hatrına ..bir sevda böyle olmamalı..bu sevda karşılık bulmazsa çıldırabilir.. ......... ... "git başımdan... ... aman allahım..aman allahım..aman allahım...beydağlı bulutlara küstü..güneşe hayıflandı..rüzgarı elleriyle itti..hayat artık onun için ölümün zıttıydı sadece.. ... gel zaman git zaman..beydağlının gözlerinden beydağlının ellerinde biriken sevda..bir yolunun bulup..gülayın açık olan penceresinden içeri sızıverdi..kalbi hızla çarptı..ve... ... bir gün bütün metropol acılarının omzuna alıp kantinde otururken..gülay geliverdi..deryalardan ırmaklarla..dağlardan goncalarla bahçalardan güllerle..gülay gelip oturdu yanına koca yürekli beydağlının... mutluluk göğsünü parçalayıp gözlerinden fışkırmıştı beydağlının.. mutluluk içtiği çaya yediği ekmeğe bindiği dolmuşa giydiği ayakkabıya işlemişti beydağlının... mutluluk bir sihir olup..hayatını altüst etmişti beydağlının... ...
mutluluk beydağlının diğer adı oluvermişti artık..lakin dünyada ne vardı ki yaşanınca bedeli olmasın..hangi sevda vardı ki sonsuza dek sürebilsin..hangi duygu vardı ki kanatmadan durabilsin yüreğini bir kor gibi..işte buda böyle birşeydi..birgün günlerden birgün herkes için sıradan günlerden birgün güneşin doğduğu kuzuların otlağa gittiği, zamanın herzamanki gibi aktığı bir gün kimileri için sevinç kimileri için hüznün olduğu bir gün..yani kısacası bunların hiçbirinin beydağlıı ilgilendirmediği sıradan sandığı bir gündü.. .. yüzündeki kederi anlamak olanaksızdı..sigarasını peşisıra yakıyor hazmedemiyordu birtürlü ne yapmıştı nasıl olmuştu neden bu kadar kısa sürmüştü.anlamak olanaksız..herşeyin ortasında yapayalnız kalmıştı..dünya dönüyor insanlar konuşuyor çocklar gülüyor yanından geçeler birşeylerle uğraşıyor ama o sanki bu dünyaya yeni gelmiş gibi pervasız ve biçareydi..neden ayrılması gerekiyormuş..uzaklara gitmesi neyi değiştirecekmiş?..herşey için teşekkür edilirmi hiç?..teşekkür ettiğinde insan mutlu olmalıydı lakin beydağlının gözleri kanlanmış edilen teşekkür bir bardakta zehir olup yüreğini yaka yaka ilerliyordu...beydağlının kalbi zehirlenmişti..öyle bir zehir ki panzehiri ancak zamanın korkunç ve ağır işleyen çarklarındaydı..beydağlının kalbi zehirlenmişti.. gülay gitmişti ve giderken..salmıştı beydağlının kalbine bütün panzehirini..... .... zaman beydağlıya gösterecekti ...ama şimdi değil..şimdi değil... O zamanın bir zamanı var...
Son Güncelleme ( Cuma, 05 Haziran 2009 19:00 )
|
MERHABA DEĞERLİ DOSTLAR
Pazar, 19 Nisan 2009 17:07
OmerPolat

MERHABA DEĞERLİ DOSTLAR...KÜRECİK HALKI BİNLERCE YILLIK GEÇMİŞİ İÇİNDE BİRİKEN TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİNİN NESİLDEN NESİLE AKTARILMASI,SANAT VE KÜLTÜR ÜRÜNLERİ İLE,SANATKARLAR VE SANAT ADAMLARIN ÇALIŞMA VE ÇABALARI İLE GÜNÜMÜZE GELMİŞTİR. KÜRECİK KÜLTÜRÜ BU KONUDA EN ÖNEMLİ ROLÜ ÜSTLENDİĞİNİN EN BÜYÜK TANIĞI YÜZYILLARIN SÜZGECİNDE SÜZÜLEGELEN ŞAİRLER,OZANLAR,AŞIKLAR VE ESRLERİN BİZZAT KENDİSİDİR. KÜRECİK KÜLTÜRÜ,TARİHİN EN ESKİ DÖNEMLERİNE KADAR UZANAN BİR GEÇMİŞE SAHİPTİR.GEÇEN ASIRLARDAN ZAMANIMIZA KADAR DİLDEN TELE,KAYNAKTAN KAYNAĞA AKTARILARAK VARLIĞINI DEVAM ETTİREN PEK ÇOK KÜLTÜR ÜRÜNÜ BİZE O ZAMANLARININ HAYAL DÜNYASINI,DUYGU,DÜŞÜNCE VE ATMOSFERİNİ YANSITIR.BU KÜLTÜR ÜRÜNLERİ OLAN DEĞER YARGILARIMIZA, BİR NEBZE DAHİ OLSA KATKIDA BULUNMAK,GELECEK NESİLLERE GEÇMİŞ ZAMANIMIZ İNSANININ DUYGULARINI,DÜŞÜNCELERİNİ,HAYALLERİNİ KARINCA KARARINCA AKTARABİLMEK DÜŞÜNCESİYLE BENDE BU ÇALIŞMAYI HAZIRLADIM.DEĞERLİ DOSTLAR ŞUNU İYİ BİLELİMKİ,BİR TOPLUMUN TEMELİ KÜLTÜRDÜR. KÜLTÜR BİR MİLLETİN OLMAZSA,OLMAZI OLAN DEĞER YARGILARI DEMEKTİR. ZİRA İNSAN TOPLULUKLARININ BİR MİLLET OLARAK ORTAYA ÇIKMASINI,SAĞLAYAN EN ÖNEMLİ UNSUR KÜLTÜRDÜR.KÜLTÜRLERİNİ KAYBEDEN MİLLETLER,MİLLET OLMA ÖZELLİKLERİNİDE ÇOK KISA ZAMANDA KAYBEDERLER.BU DUYGUYU,BU DÜŞÜNCEYİ,BU SEVGİYİ BANA SENTEZLİYEN,AŞILIYAN SEVGİLİ HOCAM OZAN GARİP DOST`A BURDAN SONSUZ ŞÜKRANLARIMI SUNAR CANI GÖNÜLDEN TEŞEKKÜR ERDERİM... BÜYÜĞÜNÜ BİLMİYENİN KÜÇÜĞÜ OLMAZ... GEÇMİŞİNİ BİLMİYENİN GELECEĞİ OLMAZ... SAYGILARIMLA... OZAN_ÖMERCAN...
Son Güncelleme ( Salı, 01 Eylül 2009 21:25 )
|
|
|
|
|
|